Günaydın olsun yazıyı okuyan herkese..Muhabbet çiçeği, beni mimlememiş ama, bende o konuda yazmak istiyorum yeniden..
Ah bu okullar..
Ne çok şey öğrendik oralardan..
Hani derler ya, hayat okulda öğrenilmez diye, ben katılmıyorum nedense...
Hayat tamamen okulda da öğrenilebilir, duruma göre..
Eğitimin tanımı nedir ki en başta??
"Başkalarının tecrübelerinden faydalanmak", kimine göre..
Bu imkanı bulamayanları eleştirmek değil derdimiz..
Ama kendini geliştirmenin yeri, okullar kabul etmek lazım bence..
Yoksa insan kendini geliştirmek için kadın programları izleyip, mesela beyin ameliyatı yapamaz ki..
........................
Bunlar değil yazmak istediğim, muhabbet çiçeğimin anlattığı konu..
İnsanın okul yılları hayatının en özel, en güzel zamanları aslında..
Herşeyi öğrenir insan, orada..
Okumayı yazmayı, oturmayı kalkmayı, Disiplini-düzeni, 45 dakika aynı yerde oturabilmeyi ki, bunun bile özellikle bir çocuk için basit bir şey olduğunu düşünmüyorum..Ve belki en sonunda mesleki bilgileri oradan aldık.
Hayatımızı kazanabilme becerisini orada kazandık, genel olarak..
Ve sevgili öğretmenlerimiz..
Onlardan hep etkilendik..
.....................
Muhabbet çiçeğim bir anısını paylaşmış bende paylaşacağım bir anımı..
......................
Ama nasıl ve nerden başlayacağımı bilemiyorum açıkçası..
Üniversitede de olur benzer etkileşmeler..
Yani hocasına ilgi duyan öğrenciler..
Üstelik burada, karşınızdaki öğrenci çocuk da değildir..
Tamam çok gençtir hocaya göre ama çocuk değildir kesinlikle..
Daha doğrusu bu tip etkileşmeler her yerde, ve her durumda olabilir..
Zaten akıl değil, duygu kontrollü olduğundan ve duygular çok da statükoya takılmadığından nasıl engellenebilir ki bu etkilenmeler, hayranlıklar..Dağ köyündede geçerlidir bu kurallar, başka yerlerdede..Çünkü temel, insan olmak..
Temelde vardır işte, Ademle Havvadan beri..
İnsanlar ekrandan gördüklerine bile sevgi duyabilirken, hergün gördüğü, sesini, yüzünü, tavrını duruşunu gördüğü birinden etkilenir rahatlıkla..
Muhabbet çiçeğimde olduğu gibi..
Bunda bir mantık aramanın, mantığıda yok..
...................................
Derse girdiniz, derste sürekli sizi izleyen biri..
Dışarı çıktınız, kapının önünde..
Odaya girdiniz, köşe başında..
Öğrenciniz adeta fantom karınca, söz konusu sizi izlemek olunca..
Siz nerede o orada..
Yüzünde hep o masum gülümseme..
Sanki sizi de özellikle izlemiyor havasında.
Zaten okul orası, öğrencinin her yerde bulunma hakkıda var yasal olarak..
Ne diyeceksiniz çağırıp, beni izlememe yada ilgilenme mi?
Uygun değil ki??
..............................
Konu derin bırakıyorum burada..
Nede olsa amatörüm yazmak konusunda, hoşgörüle hatalarım.
..........................







